Ben


İlhan Uygül


Kendini arayan divane gezgin
Ben derdine derman peşinde hasta
Bir koşu tutturan akşama değin
Sabahlara kadar simsiyah yasta


Hakkın kapısında miskin dilenci
Dostun bahçesini bekleyen köpek
Solgun yapraklarda üşüyen bir çiğ
Bitmeyen umuda doğan bir bebek

Sonsuz emellerin düştüğü kuyu
Arzular peşinde çatlayan kova
Balçık belasına saplanan kuğu
Sorular altında zonklayan kafa

4 yorum:

  1. Şiirin sahibi bir saptama yapmış, ama saptatığı durumdan ileri gidememiş ne yazık ki... Gitmeli mi... Elbette gitmeli. Gidemeyince sözler burada olduğu gibi asıl kalır. Bir de şiire yeni başlayanların kendini hapsettiği hece ve uyak dar çemberine tutuklu kalmış. Şiir özgürlüktür.
    YanıtlaSil
  2. "Şair saptama yapıp onu ileri götürmeli." fikrinin söyleyenin şahsi fikri olduğunu düşünüyorum. "Hece ve uyak tutukluluk hali ortaya çıkarır." ön kabulünü de bu kategoride değerlendiriyorum. Hece ve uyağın şiire kattığı ahengi göz ardı edemeyiz. Şaire teşekkürler...
    YanıtlaSil
  3. Ali kardeşim, hece ve uyak elbette çok önemli ahenk unsurudur. Ama bu iki unsurdan yararlanmak öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Yararlanmak ustalık ister. Necip Fazıl bu işin en iyilerindendir.
    Sonsuz emellerin düştüğü kuyu
    Arzular peşinde çatlayan kova
    Balçık belasına saplanan kuğu
    Sorular altında zonklayan kafa

    şiirdeki şu dörtlüğü bir daha okursanız Hece ve uyak tutukluluk hali"ne şiiri kaleme alanın nasıl yakalandığını ayan beyan görürsünüz.

    Hece ve uyak tutukluluk halini aşabilirse ayakta alkışlarız.

    selam ederiz.
    YanıtlaSil
  4. Hocam ben KKent Lisesinin 9-C sınıfından Ömer Furkan Sağır yazınız her zaman olduğu gibi muhteşem...Yeni şiirlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.. Elinize Sağlık...



    Saygılarımla..
    YanıtlaSil