Mehmet BüyükşahinSiz bir ağaca baba diye baktınız mı hiç?
Yüreğinize, dilinize kelepçe taktınız mı hiç?
Vatan için çile çekip ağıt yaktınız mı hiç?
Siz bir ağaca baba diye baktınız mı hiç?
Her sabah evden çıkarken karşısında durup
Bu bizim babamız diyerek yapraklarını okşadığınız,
Hele bir de… Hele bir de gölgesinde oturup
Babacığım diye ağladığınız bir ağacınız oldu mu?
Sokağa çıkarken komşularınıza, selam vermeyi
Misafire cömert olup garibin kalbini kazanmayı
İhtiyarlara hürmeti, çocukların başını okşamayı
Her sabah tembihleyen bir ağacınız oldu mu hiç?
***
Yıl 1915, aylardan Mayıs.
Isparta’nın Keçiborlu ilçesinden
Kocayusufoğullarından Yusuf oğlu Kadir,
Kadir Çavuş derlerdi ona,
Çünkü askerliği pek severdi.
Cebinde celbi, evine geldi…
Yedi yaşındaki oğlu Yusuf ile
Altı yaşındaki kızı Zehra’nın
Minnacık ellerinden tutup
Kapının önüne çıkardı evlatlarını…
Bir gün evvelinden getirip suya ıslattığı
Çınar fidanını parmağıyla göstererek:
-Yavrularım, dedi. Gözyaşı dökerek.
Şu karşıda gördüğünüz fidan sizin babanız…
Onu da öyle sevin, beni nasıl seviyorsanız.
Şimdi, toprağa gömeceğiz onun kökünü…
Ona siz, baba… Babam diyeceksiniz.
Beni sevdiğiniz gibi onu da seveceksiniz…
Özlerseniz beni, onu gözyaşınızla sulayacaksınız…
Önce mezar gibi bir çukur kazdı Kadir Çavuş…
Çocuklarını kollarının arasına aldı, sevdi, kokladı.
Koydu fidanı kazdığı yere, dibini toprakladı.
Arkasından ekledi:
-İşte babanız, evinizin direği…
-Baba, biz buna nasıl baba diyebiliriz?
Diye sordu çocuklar.
Kadir Çavuş:
-Onu siz büyüyünce anlayacaksınız yavrularım!
Konuşuyordu Kadir Çavuş…
Ağlayarak, konuşuyordu.
Hakkınızı helal edin diyordu,
Vatan beni bekler…
Çanakkale beni bekler…
Çanakkale beni bekler diyordu.
Yalvarıyordu kadir Çavuş,
-Aman yavrularım, diyordu.
Bu fidana iyi bakın, diyordu.
Ona, bana baktığınız gibi bakın, diyordu.
Kadir Çavuş Çanakkale’ye gidiyordu.
Dönüp dönmeyeceğini bilmiyordu.
Onu her gördüğünüzde beni hatırlayın!
Onu… Her gördüğünüzde beni hatırlayın, diyordu.
Siz bir ağaca baba diye baktınız mı hiç?
Yüreğinize, dilinize kelepçe taktınız mı hiç?
Vatan için çile çekip ağıt yaktınız mı hiç?
Siz bir ağaca baba diye baktınız mı hiç?
Kadir Çavuş, döndü arkasını,
Çıktı ve gitti.
Gidiş o gidiş,
Kadir Çavuş bir daha geriye dönmedi.
Kadir Çavuş… O benim babamdı…
0 yorum:
Yorum Gönder