Vâveylâ

Efruz Ordulu

Kalan bir öksüz duruş, kalan vaveyla şimdi
Bu hicran ümmetini yakıp kül eyler bugün
Ümit çöl sıcağında kuru bir damla şimdi
Hasretine düşenler çaresiz neyler bugün

Gül sustu, bahçevanlar alıp gitti başını
Kim tamamlar bülbülün yarım kalan düşünü
Kardeş intizar etmez yitirse kardeşini
Baykuşlar bu mateme türküler söyler bugün

Bir zakkum meyvesidir dosta kelam edilen
Bu yol senin yolun mu, ağır aksak gidilen
İz kayıp, menzil yitik, ne çok sebepsiz gülen
Dudaklarda başıboş, kadehler, meyler bugün

Böyle biçare kalsın reva mıdır bu ümmet
Böyle sürsün mü daim, bu alçalış bu zillet
Kimsesizler kimsesi, kimsemiz ol imdad et
Han yıkık, hancı sürgün, viran saraylar bugün

Kaç hüzün kaç ıstırap vursun aynadan yüze
Kaç şafak gereklidir varmak için gündüze
Bu sarp yokuş ne vakit revan olur bir düze
Sabırla bir tükendi mevsimler aylar bugün

Söz çok ta, dil inkisar eylemekten mustarip
Sabahsız akşamlarda en dertliyiz en garip
Umudu bir rüzgarın kanatlarına verip
Olmuşuz bir nefeste inleyen neyler bugün

0 yorum:

Yorum Gönder