Bülent GündoğanHep son çiziyorum bize pembe panjurlu olmasa da evimiz. Sanki bu günü yaşadım gibi. Yaşattın gibi. Yarınlara senedim varmış gibi. Sana açtığım kollarıma sılayı sarıyorum, basıyorum bağrıma senden diye. Bana can diye.
Fincanımda kokunu arıyorum. İçimi ısıttığım kahvede dudağını. Hasretle yudumluyorum. Sen pişirmişsin gibi. Belki diyorum. Provasını yapar gibi.
Gözlerin sanki kahvede ya da kahve gözlerinden almış rengini.
Gözlerinden öper gibi usulca değiyorum dudağımı…
— Ne o hasta mısınız? Ateşiniz var… Yaradan iyiliğinizi versin derken bile korkuyorum, titriyorum… Yine dalmışım sana yine gözlerinde boğuluyorum. Her sese her düşe irkiliyorum. Nefesim daralıyor. Ölsem diyorum. Gitse şu garip ruhum çıksa şu çilekeş bedenden. Sonra kuruyan ümitler yeşeriyor gönül bahçemden. Çiçekler seni açıyor. Derin derin seni soluyorum. Seni dolduruyorum hayatıma. Sana bel bağlıyorum. Yüreğime, ciğerlerime hapsediyorum seni. Nefes bile vermiyorum kaçarsın diye…
Fincanımda kokunu arıyorum. İçimi ısıttığım kahvede dudağını. Hasretle yudumluyorum. Sen pişirmişsin gibi. Belki diyorum. Provasını yapar gibi.
Gözlerin sanki kahvede ya da kahve gözlerinden almış rengini.
Gözlerinden öper gibi usulca değiyorum dudağımı…
— Ne o hasta mısınız? Ateşiniz var… Yaradan iyiliğinizi versin derken bile korkuyorum, titriyorum… Yine dalmışım sana yine gözlerinde boğuluyorum. Her sese her düşe irkiliyorum. Nefesim daralıyor. Ölsem diyorum. Gitse şu garip ruhum çıksa şu çilekeş bedenden. Sonra kuruyan ümitler yeşeriyor gönül bahçemden. Çiçekler seni açıyor. Derin derin seni soluyorum. Seni dolduruyorum hayatıma. Sana bel bağlıyorum. Yüreğime, ciğerlerime hapsediyorum seni. Nefes bile vermiyorum kaçarsın diye…
0 yorum:
Yorum Gönder